Толерanslılık günlük hayatta: toplumsal zorunluluktan mikro-ilişkiler pratiğine
Toleranslık kavramı uzun zamandır siyasi felsefe ve insan hakları alanından günlük yaşamanın dokusuna geçti, sadece kamusal tartışmaların değil günlük mikro-pratiklerin de konusu oldu. Modern globalleşmiş toplumda tolerans artık soyut bir iyi niyet değil; karmaşık sosyal ortamda yaşamanın gerekli olan belirli davranışsal ve iletişimsel beceriler kümesi haline geldi. Günlük hayattaki kültür, teoriye dayanıklılığın test edildiği ve gerçek, değil beyanatçi bir görünümün oluşturulduğu bir laboratuvardır.
Toleranslık pratik olarak, değil slogan olarak
Günlük hayatta tolerans genellikle büyük açıklamalarla değil, bir dizi mikro-decision ve jestlerle ortaya çıkar. Bu, neredeyse fark edilmeyen, ancak temel olan. Bu — langüaj seçimi. Örneğin, cinsiyet-neutrale çağrışmalar veya self-identifikatörlerin (örneğin, “babalar” yerine “anne ve baba”, sosyal medyada tercih edilen yer imlerin belirtimi) kullanımı yeni bir iletişim kodu haline geldi. Bu — “boş yer” pratiği toplu taşıtta, insanın sadece yaşlılara yer vermekle kalmayıp, aynı zamanda çantayı iterek Farklı İnsan için fiziksel bir alan oluşturmak. Bu — sessiz protesto: bir meslektaşın belirli bir gruba karşı alaycı bir şakaya izin vermesi ve diğerinin gülmemesi, karşıtlaşma değil, desteğin olmamasıyla gösterdiği不同意见. Bu mikrodavranışlar, genellikle resmi çeşitlilik beyanatlarından daha etkili olan dahili bir ortam oluşturur.
Arkektura ve tasarım: maddi tolerans
Günlük hayattaki kültür maddi. Tolerans, şehir planlama ve tasarımında somutlaşır, tüm şehir sakinlerinin hakkını tanıyan susuz, ancak etkili bir ilgi gösterir. Yürüyüş yolları ve asansörler, görme engelli için dokunsal döşeme, Braille yazılı tabelalar — bu, tüm şehir sakinlerinin şehirde hakkını tanıyan sessiz, ancak etkili bir ilgi gösteren formlardır. İlgili bir örnek — “evrensel tasarım” kavramı, ürünleri ve ortamı en geniş olasılıkta olan insanlar için en uygun şekilde tasarlamakla ...
Читать далее