Doğa ile İnsan Bağlantısını Açığa Çıkarılan Edebi Şahesler Edebiyatta doğa, sadece olayların arka planı olmanın ötesinde bir rol üstlenir. O, dramada bir katılımcı, bir konuşmacı, bir hakem, bir kurtarıcı veya bir katil olur. Dünyanın en iyi edebi eserlerinde doğa, sadece bir dekorasyon olarak değil, canlı bir organizma olarak öne çıkar; insan, onunla sürekli ve karmaşık bir diyalog içinde bulunur. Bu diyalog, uyumlu veya trajik olabilir, ancak her zaman derindir. Doğa, rüzgar, su, ağaçlar ve hayvanların sesini bulduğumuz kitapları okuduğumuzda, kendimizi daha iyi anlarız. «Eski Adam ve Deniz» Ernest Hemingway: Mücadele ve teslimiyet Hemingway'in öyküsü, insanla doğa arasındaki bağlantıyı bu kadar derinlemesine ve etkileyici bir şekilde ifade eden bir eser yoktur. Eski Küba vatandaşı Santiago, denize çıkmak ve balık yakalamak için çıkar, ancak devasa bir marlinle varoluşsal bir mücadeleye tutuşur. Burada deniz, sadece su alanı değil, aynı zamanda «zordurken bile sevilmesi gereken» bir canlı varlık olarak öne çıkar. Hemingway, doğayı eşit bir ortağı olarak gösterir: o sevgi dolu, katı, belirsiz, ancak her zaman saygıyı hak edendir. Bu eserde insan doğayı fethetmez, onunla eşit haklarda bir diyalog kurar. Özellikle son derece önemlidir: Santiago balığıyla geri döner, ancak balık yunuslar tarafından yenebilir. Zafer, yenilgiye dönüşür, ancak kendisi yıldırılmaz kalır. Bu, insan ve doğa arasındaki ilişkinin bir metaforsudur: onu fethedemeyiz, ancak bu mücadelede mertepli kalabiliriz. Hemingway, bu konuyu paftosuz, kurusuz ve keskin bir şekilde yazarak, betimlemelerini daha inandırıcı hale getirir. «Ormanlarda» Mihail Prishvin: Doğa olarak ev ve öğretmen Rus edebiyatı, doğaya verdiği özel ilgi sayesinde dünyaya birçok şahesat armağan etmiştir, ancak Mihail Prishvin bu sıralamada özel bir yer tutar. «Ormanlarda» adlı eseri, sadece av anlatıları değil, derin bir felsefi romanıdır; her ağaç, her nehir kendi karakteri ve hikayesine sahiptir. Prishvin, okuyucuyu sadece ...
Читать далее