Şekil mizahları ve şekerleme ile ilgili eğlenceli hikayelerŞekerleme, sadece yiyecek değil, tüm yaş grupları ve kültürleri bir araya getiren bir mutluluk evrenidir. Bizi büyük işlere teşvik eder, üzüntülerde teselli eder ve binlerce mizah hikayesinin kahramanı olur. Bu lezzetin etrafında birçok iyi, sıcak ve tamamen masum mizah oluşmuştur, bu mizahlar ırksal veya ulusal klişelere değil, sadece bu tanrısal yaratıma olan ortak sevgimize dayanmaktadır.Şekerleme aşkı: kabul ettiğimiz bağımlılıkŞekerleme mizahının ana teması, tatlıya olan aşırı arzudur. Bu hikayelerden kim bizi tanımaz? «Şekerleme her gün değil, ama her gün şekerleme’dir» — her tatlı tutkununun kafasında doğan klasik bir mizah. Ya da şöyle bir örnek: «Şekerleme benim sorunlarımı çözmüyor. Ama sorunlarımı daha lezzetli hale getiriyor». Bu mizah, açgözlülük veya hırsızlık değil, sadece günlük hayatın kaosunda kendimize izin verdiğimiz küçük bir mutluluktur.Özel bir kategori, şekerlemeyi başkalarından saklamakla ilgili mizahlardır. «Şekerleme paylaşmak iyi bir şeydir. Ama iyilik, seninle paylaşmayı önerirken seninle konuşmayacaklarını bilmek demektir». Ya da bir hikaye: «Bir zamanlar şekerlemeyi yemek için sakladım, sonra unuttum nerede sakladığımı. Bu, hem bulduğun hem de kaybettiğin değerli bir şeyin olduğu bir günüydü». Bu mizahlar herkes için evrensel ve herkesin şekerlemeyi başkalarından sakladığını bilmekle ilgili. Diyet ve şekerleme: Ebedi çatışmaÖzel bir mizah yelpazesi, zayıflamak istemenin ve şekerleme yemek istemenin arasındaki sürekli mücadeleye adanmıştır. «Diyete başladım. Dün sadece bir şekerleme yedim. Ama siyah çikolata seçtim, çünkü %75 kakao içeriyor, doğru değil mi?». Ya da bir şakira: «Şekerleme yiyecek değil. Mutluluk bir doz. Mutluluk zararlı olamaz». Bu mizah, bizim ortak insan paradoksimize dayanmaktadır: Şekerleme kalorili olduğunu biliyoruz, ama lezzeti mantığın tüm argümanlarını aşıyor.En eğlenceli bu konunun bir varyasyonu, «yarın her şey değişecek». «Bugün bu şekerlemeyi yiyece ...
Читать далее