Tapınaklarda anı yerlerinden toprak kaplısular yerleştirme: semiotics, rитуal ve hafıza politikası
Giriş: Toprak rahip ve sembol olarak
Tapınaklarda veya diğer kutsal nesnelerde, tarihi hafıza yerlerinden (savaş meydanları, azizlerin ölüm yerleri, yıkılmış kutsal yerler, toplama kampları) getirilen toprak kaplısular yerleştirme uygulaması, karmaşık dini-politik bir rütbedir. Bu, basit bir anı hareketinden öteye geçerek, sembolik repatriasyon, kutsal mekanların birleşmesi ve kollektif kimlik inşası eylemi haline gelir. Bu bağlamda toprak, sadece toprak olmaktan çıkarak, «yerin ruhunun» (genius loci) taşıyıcısı, tarihi acı veya şerefin, sonsuz hafıza mekanı olan tapınağa «bağlanması» gereken maddi bir kanıt haline gelir.
1. Tarihsel ve dini kökler: azizler kemiklerinden «namaz edilen toprak»ye
Bu gelenek, derin tarihsel paralellere sahiptir:
Hz. İsa dinindeki güçlüklere tapınak: Azizlerin parçalarının (antiminis) sunulması ve kilisenin altına veya kutsal sandığa gömülmesi, kilisenin kutsanması için zorunludur. Azizin şehit edildiği veya fedakarlık ettiği yerdeki toprak, bu bağlamda kemiklerin bir eş veya eklenmesi olarak öne çıkar, özellikle kemikler kaybolmuşsa. Bu, yerin kutsallığını yansıtan bir temasat relikvisi (brandea) olarak görülür.
«Vaadedilmiş toprak» ve hac: Yahudi ve Hristiyan geleneğinde, İsrail/ Filistin toprakları kendiliğinden kutsal sayılır. Siyon Dağı, Golgota veya Betlemim'den getirilen toprak, diasporadaki kilisenin temelinde yerleştirilerek, dinin ilk kaynağı ile ruhsal bağ kurma, yabancı topraklarda «Hz. İsa topraklarının bir parçası» yaratma sembolize eder.
「祈願の地」の習慣: Rus Ortodoks geleneğinde, rahiplerin (örneğin, Valaam, Optina Manastırı) fedakarlıklarının yapıldığı yerlerden toprak getirilmesi, yeni manastırların temelinde yerleştirilmesi veya manastır bahçelerinin kurulması için bir gelenekti. Bu, bir onay ve devamlılık eylemiydi.
İlginç bir gerçek: 1853-1856 yılları arasındaki Kırım Savaşı ve Sevastopol'un savunması sonrasında, siperler ve ...
Читать далее