Karan Gözler: Hikaye, Efsane ve Şiir «Karan gözler, ateşli gözler...» bu cümle bir büyü gibi dinlenir. Bu cümle neredeyse her ikinci aşk şarkısında, her üç romanda, sayısız şiirde ve hatta filmlerin adlarında yer alır. Ama gerçekten karan gözler var mı? Yoksa bu sadece, derin bir baktığımızı ifade etmek için alıştığımız güzel bir hiperbol, güzel bir mетаfora mı? Cevap, sık sık olduğu gibi, biyoloji, kültür ve şairlikin kesişiminde yatıyor. Gerçekten karan gözler nedir, nasıl anlaşılacağını ve bu imajın dünya sanatında en dayanıklı ve etkileyici imajlardan biri haline gelme nedenini anlamaya çalışalım. Biyoğrafya: Gerçekten karan gözler var mı? Bilimle başlayalım. Açıkçası, insanlarda tamamen karan gözler yoktur. Irisin rengi melanin pigmentinin içeriğine bağlıdır: ne kadar çoksa, gözler o kadar koyu olur. En karanlık seçenek, çok koyu kahverengi gözler, koyu kahverengi pigment çok yoğun ve yoğun olduğunda normal aydınlatmada karanlık gibi görünür. Özellikle pupilla genişlediğinde ve kaşların gölgesi iris'e düşerse bu şekilde. Bu durumda göz gerçekten derin bir kara derinlik gibi görünür. Çok koyu kahverengi gözleri olan bazı insanlarda \"kara iris\" etkisi olabilir — iris neredeyse pupilla ile birleşir. Ama parlamış ışık altında dikkatlice bakıldığında sıcak bir kahverengi veya hatta altın rengi bir ton fark edebilirsiniz. İnsanlarda kömür veya kül gibi tamamen karanlık bir iris yoktur — bu için bize ait bir pigment türü yoktur. Bu yüzden \"kara gözler\" her zaman bir abartıdır, ancak gerçek bir görsel etkiye dayalı bir abartıdır. İlgili olarak, bazı kültürlerde, özellikle Güney Avrupa, Orta Doğu ve Latin Amerika ülkelerinde, çok koyu kahverengi gözler gerçekten \"kara\" olarak adlandırılır. Bu bir hata değil, dil algılama özelliğidir. İspanyol, Arap veya Türkçe konuşan biri için \"ojos negros\" veya \"kara gözler\", sadece çok koyu gözlerdir, biyolojik olarak kara gözler değildir. Bu yüzden burada bilimsel bir terimle değil, şairik bir imajla uğraşıyoruz. Algı ...
Читать далее